Gültekin: “Kurtuluşumuz Duygu Birliğine Bağlı“
Gazeteci-Yazar Levent Gültekin, Türkiye'nin içinde bulunduğu felaketin "evet-hayır" arasına sıkıştırılabilecek bir durum olmadığını belirterek, "Meselemiz Evet-Hayır meselesi değil. Duygu birliğini kuramazsak ülkemizi de, kendimizi de batırırız ve felakete sürükleriz. Hatta çocuklarımızın geleceği bile tehlikeye girer" dedi.
Çorum Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen "Referanduma Doğru Türkiye" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Levent Gültekin, Türkiye'de herkesin birbirine özür borçlu olduğunu anlattı. 
Türkiye'nin inanç, mezhep, etnik köken anlayışından çok çektiğini, ülkenin 100 yılının heba olduğunu belirten Gültekin, "bizi bu duruma siyaset getirdi. Bizi birbirimize düşman ettiler. Eğer iyi insan olmayı başarabilseydik, kimliğimizi kalbimize gömmeyi başarabilseydik siyasiler üstümüzde bu kadar etkili olamazdı. Kurtuluşumuz duygu birliğini kurmaktan geçiyor. Eğer bu birliği kurabilirsek referandumdan evet de çıksa, hayır da çıksa bu toplumu kimse kötü günlere götüremez" dedi.
Çorum Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen konferans, Turgut Özal İşmerkezi Konferans Salonunda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
Konferansta konuşan Gazeteci-Yazar Levent Gültekin, ülke gündemini farklı bir bakış açısıyla değerlendirdi.
"GETİRİLMEK İSTENEN SİSTEM, ERDOĞAN'I DA, ÜLKEYİ DE BİTİRİR"
Levent Gültekin, Türkiye'nin başkanlık sistemi tartışmaları ile tırmanan sorunlarının altından, toplumun duygu birliği kurarak, farklılıkları kaldırıp kenetlenerek çıkabileceğini söyledi. "Hayır çıkarsa toparlanma umudumuz var. Toparlayabiliriz, yeniden bir araya geliriz, ortak bir akıl üretiriz ama 'evet' çıkarsa çok daha ağır bir acı çekeceğiz" diyen Gültekin, getirilmek istenen sistemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da bitirecek bir sistem olduğunu ileri sürdü.
Getirilmek istenen sistemin Recep Tayyip Erdoğan'a kurulmuş bir tuzak olduğunu iddia eden Gültekin, "Çünkü bir adamın tek adam rejiminde yıkılması en kolay yöntemdir. Bunu Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da, Libya’da gördük. Ben Tayyip Erdoğan’a tuzak kuran bir el kimse ya da bir girdaba yakalandı kendisi çıkamıyor oradan ama evet çıkarsa, evet verenler en büyük acıyı onlar yaşayacaklar. Kendi elleriyle en sevdikleri lideri ve aynı zamanda bizim hepimizin hayatını ve ülkemizi yok etmiş olacaklar. Duygu birliği diye çok sık vurgu yapıyorum. Bu duygu birliği o insanlarla konuşmamızı sağlayabilir. Konuşmalıyız, ikna etmek üzere değil ama sadece anlatabiliriz. El ele vermezsek gerçekten daha ağır geçecek günlere geliyoruz. Eğer bunu atlatırsak Türkiye’nin önünün çok aydınlık olduğuna inanıyorum" ifadesini kullandı.
"TEK ADAM SİSTEMİ ÜLKEYİ YIKIMA GÖTÜRÜR"
Anayasanın bir toplumun çimentosu olduğunu ifade eden Gültekin, konuşmasını şöyle sürdürdü.
"Anayasa metni öyle bir hazırlanmalı ki herkes kendini güvende ve mutlu hissetmeli. Getirilmek istenen Anayasa değişikliği ile sadece bir kişi kendini garanti altına alıyor, o da cumhurbaşkanı. Dünyada tüm yetkilerin bir kişiye verildiği hangi ülke ayakta kalabilmiş? Yetkileri bir kişide toplamak yetki verilen kişiyi de, o ülkeyi de bitirir, yok eder. Getirilmek istenen sistemle birlikte cumhurbaşkanına tek başına kararname yayınlama yetkisi veriliyor. Ülkenin, toplumun tüm geleceği bir kişinin elinde olacak. İsterse OHAL ilan edecek, isterse savaş çıkaracak. Kimsenin de, hiçbir mercinin de soru sorma, bilgi alma hakkı bulunmuyor. Her insan hata yapabilir. Cumhurbaşkanı hata yaparsa 'sen hata yaptın, sen yanlış yaptın' diyebilecek bir kişi ya da merci yok. Bu durum bir insanı kontrolden çıkartır. Yanlışa sürükler, azgınlaştırır, kontrolsüzlüğe sevk eder. Cumhurbaşkanı yanlış yapsa bile soruşturma açılabilmesi için meclisi oluşturan milletvekillerinin yüzde 50'si imza verecek. Sonra da meclis üçte iki çoğunlukla toplanıp karar alacak. Üçte iki çoğunlukla toplanabilen bir meclis henüz görülmedi.
Türkiye'de getirilmek istenen sistem başkanlık sistemi değil, tek adamlık sistemidir. Bu sistem hem yetki verilen kişiyi, hem de ülkeyi yıkıma götürür. Bu sistem Recep Tayyip Erdoğan'ı yok etmek için kurulmuş bir sistemdir. Bir kişiyi bitirmenin en etkili yolu o insana sınırsız yetki vermektir. Erdoğan'ın da, ülkenin de iyiliği için bu sistem engellenmelidir.
Ayrıca ülkeyi parti devletine çevirmek istiyorlar."
"HERKES BİRBİRİNE ÖZÜR BORÇLU"
Türkiye’de artık insanların birbirlerine selam veremez duruma geldiğine dikkat çeken Levent Gültekin, "Gülümseyemiyoruz, birbirimize selam veremiyoruz. O kadar kavga etmişiz ki. Herkes kendi derdine düşmüş, herkes kendi acılarının içine hapsolmuş. Kimsenin birbirini anlamak gibi bir derdi yok. İnsanlıktan çıktık, adeta delirdik. Aslında bu bizim suçumuz, hatamız değil. Bizi böyle yetiştirdiler. Bizi bu duruma siyaset getirdi. Etnik köken, mezhep, inanç farklılıkları Türkiye'nin 100 yılını heba etti. Bir guruba gidip 'cemevleri açılırsa ülke bölünür' dediler, diğer gruba gidip 'başörtüsü gelirse ülke bölünür' dediler. Böyle giderse gelecek 100 yılımız da tehlikede. Kimliğimizi kalbimize gömmek zorundayız. Toplumsal duygu birliğini kurmak zorundayız" diye konuştu.
Herkesin insan olarak birbirine hoşgörüyle yaklaşması gerektiğine vurgu yapan Levent Gültekin, “Hepimiz birbirimize karşı yanlışlar yaptık, şimdi bir noktaya geldik ve bir şey yapmamız gerekiyor. Özür diliyorum diyene ‘eyvallah’ diyecek bilgeliği göstermemiz gerekiyor. Türkiye birbirinden özür dilemekten imtina edenlerin ülkesi. Özellikle daha seküler olan kesime söylüyorum, bugüne kadar yanlış yöntem, yanlış üslup kullanmış olmalarına rağmen haklı çıktıkları bir durum var. Bize yıllarca dediler ki ‘bu dini bu işlere bulaştırmayın’ biz de onları dinlemedik. Bulaştı şimdi hayatı bize zehir etti. Şimdi onlara bir iş düşüyor, haklılığın verdiği bilgece bir tavır. Olgun aklı başında tepeden bakmayan bir tavır benimseyecek bir yaklaşım içinde olması lazım” şeklinde konuştu.
'Başkanlık' tipi sistem için yapılması planlanan anayasa referandumuna dair açıklamalarda da bulunan Gültekin, "Bizi ne evet kurtarıyor, ne de hayır. Kurtuluşumuzun tek bir yolu var o da aramızdaki farklılıkları kaldırmamız, duygu birliği kurmamız, kenetlenmemiz ve sonra altından kalkarız" dedi.
Ülke insanının yarısı mutsuz ise o ülkenin mutlu olamayacağının altını çizen Gültekin, "hep birlikte ülkemizi insanca yaşayabilecek duruma getirmeliyiz" diye konuştu.

Yayla Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.