|
SON DAKİKA
Memur-Sen Eylemleri Baltalamayı Bırakmalı
3 Köyde Daha “Dolu” Hasarı
Zafer Çağlayan 26 Mayıs’ta Çorum’da
Su Faturaları Can Yakıyor
Mehmet Öztürk “Fatih Projesi Durdurulmalı”KESK’e bağlı Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eğitim hizmetinde “yeni bir çağın başlangıcı” olarak ifade ettiği Fatih Projesi’nin durdurulması gerektiğini söyledi.
KESK’e bağlı Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eğitim hizmetinde “yeni bir çağın başlangıcı” olarak ifade ettiği Fatih Projesi’nin durdurulması gerektiğini söyledi.
Konu ile ilgili bugün bir yazılı açıklama yapan Öztürk, iktidarın eğitim niteliğini artırmak yerine çeşitli sermayelerin paylarını artırdığını iddia ederek, “Danıştay 8. Dairesi, Başbakan Erdoğan’ın eğitim hizmetinde “yeni bir çağın başlangıcı” olarak ifade ettiği Fatih Projesi’ni yakından ilgilendiren bir kararın altına imza atmıştır. Bilindiği üzere sendikamız, çocuklarımıza daha nitelikli bir eğitim hizmetinin sunulmasını sağlamak amacıyla da mücadele yürütmektedir. Kaldı ki sendikamız, teknolojik imkânlardan eğitimin niteliğini artırmak için daha fazla yararlanılmasının önemli olduğunun altını her defasında çizmiştir. Ancak bugün izlenen süreçte AKP, eğitimin niteliğini artırmaktan ziyade çeşitli sermaye çevrelerinin pastadaki paylarını artırmayı hedeflemektedir” dedi.
“Okullar öğretmensizken, MEB sınıfları akıllı tahtalarla donatmayı düşünmektedir” diyen Öztürk, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Yürüttüğümüz hukuki mücadele kapsamında Danıştay 8. Dairesi, eğitim araç ve gereçlerinin incelenmeden uygulamaya konulabileceği yönündeki ilgili yönetmelik hükmü hakkında, yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bu kararın açık ifadesi, Fatih Projesi kapsamındaki eğitim araç ve gereçlerinin herhangi bir incelemeden geçirilmemesi nedeniyle, başlatılan pilot uygulamanın durdurulması gerekliliğidir. YARGI KARARLARI “BEN YAPTIM OLDU!” MANTIĞINI HUKUKA AYKIRI BULDU!
AKP, 3.12.2003 günlü, 5005 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik yapılması Hakkında Yasanın 2. maddesiyle 1739 sayılı Yasanın 55. maddesinde değişiklik yapmıştır. Değişiklikle ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okutulacak yardımcı eğitim araçlarının Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenmesi uygulanmasına son verilmiştir.
MEB, Tablet Bilgisayar ve Elektronik Tahtaların Eğitim Hizmetine Uygunluğunu İnceletmedi!
AKP, gerek Anayasa Mahkemesi’nin gerek Danıştay’ın ilgili kararlarını hiçe saymakta, eğitim araç ve gereçlerinin eğitim hizmetine uygunluğu açısından denetimden geçirmemekte ısrarcı olmaktadır. Fatih Projesi kapsamındaki eğitim araç ve gereçlerinin, yani tablet bilgisayar, elektronik tahta ve dizüstü bilgisayar gibi materyaller incelenmemiştir. Bunun nedeni ihale sürecinde, istediği şirket ya da şirketlerle iş yapmak istemesidir. Bu doğrultuda yasaları, yargı kararlarını hiçe sayarak “Ben yaptım oldu” mantığında yoluna devam etmektedir.
Yaklaşık 6 yıl önce hazırlanmış Vitamin CD’lerindeki çeşitli film, animasyon, grafik gibi unsurların bugün Z (zenginleştirilmiş) kitap olarak öğrencilerin önüne konulmak istenmesi, bu kitapların eğitime ne kadar katkı sağlayacağı konusunun araştırılması gerektiğini ifade etmektedir.
AKP’NİN AMACI EĞİTİM HİZMETİNİ ŞİRKETLERE FETHETTİRMEKTİR!
Fatih (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi Geliştirme Hareketi) Projesi kapsamında Ulaştırma Bakanlığı ve büyük bir firma arasında, akıllı tahtalar için 339.6 milyon liralık hayli hacimli bir sözleşme imzalanmış ve eğitim hizmetinin giderek derinleşen sorunlarının üstü süslü söylemlerle kapatılmak istenmiştir.
Unutulmamalıdır ki asıl yatırım yapılması gereken alan, öğretmen yetiştirme sistemidir. Çünkü eğitimin niteliği öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Tek başına teknolojik ürünler aracılığı eğitimin niteliğini geliştirmek mümkün değildir. Üstelik eğitim sistemimizin temel sorunları acil olarak çözüm beklemektedir.
HER SINIFA BAZ İSTASYONU!
Öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına yaklaşık 60 bin ücretli öğretmen görevlendirilmesi yapılmıştır. Üstelik Milli Eğitim Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre 146 bin 194 öğretmen açığı bulunmaktadır. Okullar öğretmensizken, MEB sınıfları akıllı tahtalarla donatmayı düşünmektedir.
Sorunların altını her çizdiğimizde bütçenin kısıtlılığından bahsedenlerin milyonlarca liralık ihaleler gerçekleştirmesi ile kimlere fırsat yaratmak istediği açıkça ortadadır.
Üstelik eğitimi teknoloji odaklı hale getirmek isteyen AKP’nin, Bilişim Teknolojisi dersini 4. ve 5. sınıflarda kaldırması; 6, 7 ve 8. sınıflarda da seçmeli hale getirmesi de ciddi bir çelişki olarak karşımızdadır.
MEB tarafından e-öğrenmenin pedagojik boyutu ve ülkemizdeki etkinliği ile ilgili hangi bilimsel araştırma ya da çalışmalar yapılmıştır?
Bilişim Teknolojisi öğretmeni ataması yapılacak mıdır? MEB’in bu branşta ne kadar öğretmene ihtiyacı vardır?
Çocuklarımızın öğretmenleri yokken, tablet bilgisayarları öncelikli kılan gerekçe nedir?
Çocuklarına harçlık veremeyen, dişinden tırnağından artırarak dershanelere para yetiştirmeye çalışan velilerimizin sayısı giderek artarken, “tablet bilgisayarlar” bu sorunu çözecek midir?
Okullara yeterli ödenek ayrılmazken, velilerimizden çeşitli adlar altında para toplanmaya devam edilirken milyonlarca liralık ihalelerin yapılmasının nedeni nedir?
60 kişilik bir sınıfta tablet bilgisayarlarının hepsi aynı anda açık olduğunda, etrafa yayılan radyasyon miktarının ölçümü yapılmış mıdır?
MEB her sınıfı baz istasyonuna çevirebilecek bir projenin, çocuklarımızın sağlığı üzerinde yaratacağı olası etkileri araştırmış mıdır?”
Haber Kaynağı: Yayla Haber
İLGİLİ HABERLER
|
|