|
SON DAKİKA
Memur-Sen Eylemleri Baltalamayı Bırakmalı
3 Köyde Daha “Dolu” Hasarı
Zafer Çağlayan 26 Mayıs’ta Çorum’da
Su Faturaları Can Yakıyor
Geleneksel Kültürde Selamlaşma…
Hatice Odabaş haticeodabas@yaylahaber.com
Geleneksel kültürümüzde selamlaşmanın ayrı bir yeri vardır. “Selam ün Aleyküm “dendiğinde bulunduğunuz ortamda “Aleyküm selam” olarak karşılık verilir.
Kültürümüzde “Merhaba” pek benimsenemez. Çünkü bu selamın içeriğinde din ve farzın gerekliliği vardır. Kişi kendisinin Müslüman olduğunu karşı tarafa hissettirir. Aynı dinsel inancı paylaşanlar “merhaba”yı kelimelerinde barındırmazlar. Bu kelime onlara batı kültürünü hatırlattığı için kendi içlerine katmazlar. Özellikle son günlerde bu tarz selamlaşma gözle görülür bir şekilde artış göstermiştir. Din olgusu içinde örtük varsayımda söylenmek istenen “sende benim gibi Müslümansın aynı inanca sahibiz”. Anlayışı vardır. Yaşamsal dokularımız insan ilişkilerinden meydana gelir. Geleneksel kültürde insan ilişkileri din normları altında kabul gördüğünden dolayı kutuplaşmaları meydana getirmiştir.
Bu gün selamlaşmadan tutunda insanın giyiniş tarzına kadar kendinden olmayanı içlerine sindiremeyen etnik gruplar bu ayrışmaları tırmandırma noktasına taşımıştır. Tarikat gruplarının hızla çoğalması toplumda kopmaları meydana getirdi. Sosyolojik sebeplerle birlikte bu alanda dinin farklı açıdan kullanılması da söz konusudur. Tarikat çemberi içine giren insanların tutum ve davranışları sıradan insanlardan farklı olup gerek kıyafet tarzıyla gerekse selamlaşmasıyla dikkat çeker. Geleneksel kültürde size“Selam ün Aleyküm” diyenlere siz” merhaba” diyemezsiniz. Mutlaka o selamı almanız gerekir. Kültürümüz din normları altında olup yeniliklere kapalı bir toplumdur. İnsanlar kendi inançlarını ortaya sermekten rahatsızlık duymazlar.Size verilen selamdan bu insanların ne derece dindar olduğunu anlarsınız. Oysa din insanın mahremidir. İnançlar yürekte ve sadece o kişiye ait olmalıdır. Bunu herkes bilsin diye yapanları sadece bu alanın istismarını sağlamış olur. Neden bir şeyleri zorlayarak insanlara empoze ediyoruz.?
Evrensel değerlerde insanın hangi gruptan olduğu önemli değildir. Önemli olan insan olabilmesidir. İnsanca yaşama hakkına sahip olmasıdır. Sizin dini seçiminiz sizi bağlar dini duygularınızı ifşa etmeniz bu değerlere aykırıdır. En büyük sömürü din alanında yapılmıştır. Her şeyin günah denilerek bilgiden yoksun insanları kandırmak ve onların iyi niyetini kullanarak dini duygularını sömürenler insanı sadece sömürmekle kalmaz korku yaratarak insanın yalnızlaşmasına da olanak tanır.
Korku insanın gelişmesini sekteye uğratarak köleleşmeyi sağlar. Oysa birine “Merhaba iyi akşamlar dediğinizde karşınızdakinin dini inançlarıyla ilgili bir mesaj vermezsiniz. O kişinin dini içeriğini sorgulamazsınız. Her insanın dini duygularını kendi içinde taşıma hakkı olmalıdır. Bu hak gizlidir kendi özünüzün içinde yer alır. Her fırsatta ortaya çıkartmak doğru değildir. İnsanlara zorla dayatılmaya çalışılan fikir ve inanışların din çerçevesinde algılanması mümkün değildir. Ayrıca yapılan ibadette gizli kalmalıdır. İnsanların inancı kul ile değil rabbi ile olmalı ve bunu kişi ifşa etmemelidir. Yaptığınız ibadet ve verdiğiniz selam sizi ele vermemeli ve insanları zorlamamalısınız.
İnsan kendinden olmayana da sevgiyle bakmalı ve saygı duymalıdır. Bu gün cemaat gruplarının yaptığı tamamen ötekileştirmedir.Kendinden olmayana merhamet duymayan kitle bölünmeye çanak tutmaktadır.Toplumda yaratılan bölünme tehlikeli olmaya başlamıştır. Kişi kendi inancı doğrultusunda yaşamayı seçme gücüne sahip olmalıdır. Kimseyi selamından ötürü yada giyinişinden ötürü ayrıştırmaya tabi tutamazsınız.
Hiç kimse seçtiği dininden dolayı yargılanamaz, kınanamaz ve dayatmaya maruz bırakılmaz. İnanç kutsaldır ve kişinin özel mahremiyetidir. Günümüzde çevre baskısı altında yaşayan insanlar sadece inançları için değil çevrenin ağır baskısı sonucu örtünmeyi seçmişlerdir. Neden insan kendinden olmayana saygı duyamaz? İllede sizden biri olmak zorunda mıdır kişi gülen gözlerle“merhaba” diyen bir insanı neden anlamamakta ısrar eder bu sözü söylemesine mecbur bırakır? Geleneksel kültürde selamlaşmak neden bu kadar önemlidir? Farklılıklara özgürce hak tanımadığımızdandır bu kadar kendimizle yabancılaştık. Senden,benden, ondan diyerek içleri kan ağlayan insanların yanlarında olamadık.Kapımızın dibindekileri sırf bizden biri değil, cemaatten biri değil diyerek dışlamaya, onları görmemeye başladık. Oysa insan bir bütündür selamıyla,giyinişiyle saçının açıklığıyla veya fikirlerinden dolayı dışlanmaz.
Farklılıklardır bizi çoğaltan ve insanca bakabilmemizi sağlayan Evrensel değerlerimizdir. Kimin, kime nasıl selam verdiği önemli değildir. Önemli olan insana insanca bakabilmenizdir.
Yükleniyor...
|
|