Çorum’da 12 Eylül Protestosu
12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen askeri darbenin 32. yıldönümü dolayısıyla Çorum’da protesto eylemi düzenlendi.
Çorum Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen protesto eylemi, 12 Eylül döneminin Çorum’daki simge yerlerinden birisi olan Bahabey Caddesi Diş Hastanesi karşısındaki eski TÖB-DER Binası önünde gerçekleştirildi.
Burada toplanan Çorum Demokrasi Platformu üyeleri attıkları sloganlarla 12 Eylül Askeri darbesini protesto ederken, 12 Eylül yönetimi tarafından el konulan TÖBDER’in tüm mal varlıklarının geri iade edilmesini istediler.
Eylemde grup adına açıklamada bulunan kapatılan TÖB-DER’in eski başkanı, emekli öğretmen Sami Akpınar, 12 Eylül Askeri Darbesiyle birlikte ülkenin açık bir cezaevine dönüştürüldüğünü belirterek, Cumhuriyet ve Atatürk adına yapıldığı iddia edilen bu darbeyle Cumhuriyetin tüm değerlerinin yok edildiğini savundu.
Konuşmasında 12 Eylül yönetimi tarafından el konulan TÖB-DER’in tüm mal varlıklarının geri iade edilmesini de isteyen Akpınar, “bugün TÖB-DER'in tüm mal varlığının iadesi, 12 Eylül darbesinin izlerini silebilmenin önemli bir göstergesi olacaktır. Kapatılmış ve mal varlığı gasp edilmiş TÖB-DER'in mal varlığının iadesi bir ölçüde 12 Eylül ile yüzleşme olacaktır” dedi.
Çorum Demokrasi Platformu üyeleri, yapılan açıklamanın ardından sessiz şekilde dağıldı.

‘12 EYLÜL’DE CUMHURİYETİN BÜTÜN KAZANIMLARI YOK EDİLDİ’
12 Eylül Askeri yönetimi tarafından kapatılan TÖB-DER’in Çorum’daki eski başkanı Sami Akpınar, 12 Eylül’ün Cumhuriyet ve Atatürk adına Cumhuriyetin bütün kazanımlarının yok edildiği bir gün olduğunu söyledi.
Çorum Demokrasi Platformu tarafından 12 Eylül Askeri Darbesinin 32. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen protesto eyleminde konuşan Sami Akpınar, 12 Eylül’ü ‘ülkenin açık bir cezaevine dönüştürüldüğü gün’ olarak nitelendirerek, “12 Eylül, bu ülkenin tüm varlıklarının küresel sermayenin kontrol ve acımasız sömürüsüne açıldığı gün oldu.12 Eylül, etnik ve inanç kimliklerinin uyandırıldığı, siyasetin etnik ve inanç kimlikleri üzerine inşa edilmesinin önünü açan gün oldu. 12 Eylül, bugün ülkenin bölünme korkusunun yaşanabildiği ortamın, tohumlarının ekildiği gün oldu. Ve 12 Eylül, tüm emek eksenli oluşumlarının tasfiye edildiği gün oldu” dedi.
32 yıl önce toplumun üzerinden büyük bir silindir gibi geçen darbenin, bugün Evren Paşa’dan başka sahibinin bulunmadığını da vurgulayan Sami Akpınar, açıklamasında şunları kaydetti:
“İşte o gün, anayasası lağvedilmiş, tüm siyasi partileri, tüm sendikaları, tüm dernekleri kapatılmış, tüm mal varlıklarına el konulmuş, tüm yöneticileri içeri atılmış, büyük bir baskı ve terör uygulanmış ve toplumun sindirilmiş olduğu bir gün...
Yani ülkenin açık bir cezaevine dönüştürüldüğü gün...
Önce darbeye giden yolların kilometre taşlan döşendi. Malatya, Sivas, Maraş'ta çok kanlı olaylar yaratıldı. Son olarak Çorum'da düzenlenen kanlı olayla darbeye giden yolun son kilometre taşlan da döşendi.
Bu ülkenin sosyal dokusunun temeli olan Alevi-Sünni halk birbirine düşman edildi. Bu gün bile bu iki inanç grubu birbirine karşı tahrik edilmekte.
Ve 12 Eylül, anayasanın lağvedildiği, tüm anayasal kuramlarının kapatılarak devletin yönetimine el konulduğu gün oldu
Yani 12 Eylül, bu toplumu silindir gibi ezen, büyük bedeller ödenerek kazanılan bütün demokratik hak ve özgürlüklerin gasp edildiği gün oldu.
12 Eylül, Cumhuriyet ve Atatürk adına cumhuriyetin bütün kazanımlarının yok edildiği bir gün oldu.
12 Eylül, bu ülkenin tüm varlıklarının küresel sermayenin kontrol ve acımasız sömürüsüne açıldığı gün oldu.
12 Eylül, etnik ve inanç kimliklerinin uyandırıldığı, siyasetin etnik ve inanç kimlikleri üzerine inşa edilmesinin önünü açan gün oldu.
12 Eylül, bugün ülkenin bölünme korkusunun yaşanabildiği ortamın, tohumlarının ekildiği gün oldu.
Ve 12 Eylül, tüm emek eksenli oluşumlarının tasfiye edildiği gün oldu.

‘TÖB-DER'İN TÜM MAL VARLIĞININ İADESİ BİR ÖLÇÜDE 12 EYLÜL İLE YÜZLEŞME OLACAKTIR’
60"lı yıllarda çivisine ve tuğlasına kadar o günün öğretmenleri tarafından yaptırılan, öğretmen örgütünün dernek faaliyetlerini yönettiği işte bu bina (eski TÖB-DER Binası) 
Bu binalardan Türkiye genelinde yüzlercesi var. Hepside öğretmenler tarafından yaptırıldı. Hepsine de 12 Eylül darbesi döneminde el konuldu.
Daha sonra tüm partilerin, tüm sendika ve demeklerin tüzel kişilikleri ve mal varlıkları iade edildiği halde, 1980 yılında 360 bin öğretmenin 200 binini bağrında toplamış ve o günün en büyük öğretmen kuruluşu olan TÖB-DER'in yani Türkiye Öğretmenleri Birleşme Ve Dayanışma Derneğinin tüzel kişiliği ve mal varlıkları iade edilmedi.
1980’den bu güne kadar devleti yöneten askeri hükümet döneminden sonra gelen, Özal dönemi, Demirci dönemi, Çiller dönemi, Ecevit dönemi ve 10 yıldır hükümet olan Erdoğan dönemi, yani tam 32 yıl boyunca bu sorun çözülmemiş, öğretmenlerin alın teriyle yaptıkları mal varlıkları iade edilmemiştir.
Oysaki o gün öğretmenlerin verdiği mücadele, bugün öğretmen ve tüm çalışanların sendikal haklarını kazanmasının temeli ve ödenen bedeli olmuştur.
Bugün TÖB-DER'in tüm mal varlığının iadesi, 12 Eylül darbesinin izlerini silebilmenin önemli bir göstergesi olacaktır.
Kapatılmış ve mal varlığı gasp edilmiş TÖB-DER'in mal varlığının iadesi bir ölçüde 12 Eylül ile yüzleşme olacaktır.
Bugün Türkiye'de yargı denetim altına alınmış, eğitim kurumlan çağdaş eğitim değerlerinden uzaklaştırılmış ve inanç değerleriyle doldurulmuş bir görüntü hâkim olmuştur.
Elbette bu görüntüyü yaratan iktidar ve iktidardaki parti sorumludur Ve bu görüntüyü ve algıyı tersine çevirmek iktidarın görevidir.
Artık bu devlet halkıyla barışmalıdır. Bu devlet öğretmeniyle barışmalıdır.
Bu devlet tüm çalışanlarıyla barışmalıdır. Ve bu devlet gerçek anlamda darbeleriyle yüzleşmelidir. Ve de bu devlet geçmişiyle yüzleşmelidir.
Bu devlet Çorum halkıyla, Sivas halkıyla, Maraş halkıyla yüzleşmelidir.
Eğer gerçekten demokratik bir Türkiye inşa edilecekse bu yüzleşme yapılmalıdır. Bu yüzleşmede başta siyasi iktidar olmak üzere, tüm siyasi kurumlar, tüm basın, sizler, bizler yani genelde tüm toplum sorumludur”

Yayla Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.