“Mısır’daki 529 Kişiye İdam Cezası Verilmesini Kınıyoruz”
Ümmet Platformu adına Hakkı Can Ercelep, Mısır darbe yönetimine destek veren bütün ülkelerin idamların gerçekleşmesi halinde bu cinayetlerin suç ortağı olacağını dile getirerek, batının bu idam kararı karşısında üç maymunu oynayarak uluslar arası kamuoyunda ne kadar ikiyüzlü davrandığını da ortaya koyduğunu vurguladı. 
Başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu’da yaşanan birçok darbenin, ayaklanmaların, kaosların, savaşların ve işgallerin mimarı olan ABD, Avrupa ülkeleri, İsrail, Çin, Rusya ve İran’ın hukukun mazlum hakların ve insanlığın baş düşmanı olduğunu belirten Ercelep, “Mısır’daki meşru hükümetin darbe yoluyla iktidardan uzaklaştırılmasına sessiz kalan dünya bugün yeni katliamlara kapı aralamıştır. Darbecilere ve zalimlere karşı kararlı bir duruş sergilemediklerinden darbeciler yaptıkları insanlık dışı mezalimi aklın ve vicdanın alamayacağı boyutlara taşımanın gayretine düşmüşlerdir” dedi.
Bugün PTT önünde Çorum’da faaliyet gösteren 50’nin üzerinde Sivil Toplum Kuruluşunun kurduğu Ümmet Platformu’nun Mısır’da son yaşanan idam kararlarını protestosunda Ümmet Platformu adına konuşma yapan Hakkı Can Ercelep, Mısır’daki 529 kişiye idam cezası verilmesini kınadıklarını söyledi. Ercelep’in açıklaması ise şöyle:
“Burada başta Mısır olmak üzere dünya üzerinde yapılan bütün zulümleri, haksızlıkları telin etmek haksızlıklar karşısında susmadığımızı göstermek adına toplandık. Dünyayı topyekun gözünüzde canlandırdığınızda özellikle nerede Müslüman varsa orada zulmün olduğunu görürsünüz. Müslümanlar ya katlediliyor, ya yurtlarından sürülüyor, ya işkenceye maruz kalıyor. Filistin, Kırım, Afganistan gibi İslam beldeleri işgal altındadır. Orta Afrika Cumhuriyetinde Arakan’da Doğu Türkistan’da Müslümanlar öldürülüyor. Irak’ta sözüm ona batıdan ithal edilen demokrasi kan ve gözyaşından başka bir şey getirmedi. Suriye’de bir zalim kendi halkını katlediyor. Mısır’da bir hain yaptığı katliamlara hukuki kılıf bulma adına bu güne kadar katlettiği insanlar yetmemiş gibi yüzlerce insanı idama mahkûm ediyor. Oysa Mısır halkı yapılan seçimde yüzde 52 gibi bir çoğunlukla Muhammed Mursi’yi Cumhurbaşkanı seçmişti. Buna sadece bir buçuk yıl dayanabilen batı uşakları, 3 Temmuz 2013’da askeri bir darbe ile meşru hükümeti ve Cumhurbaşkanını gayri meşru bir şekilde zorbalıkla görevden uzaklaştırmış ve Mursi’ye tutuklamıştı. 
Bu hak gaspına karşı çıkmak için meydanlara dökülen Mısır halkına karşı darbeci Sisi, akıl almaz katliamlar yaptırmış iradesine sahip çıkan binlerce Mısırlıyı meydanlarda şehit etmişti. Bunlar yetmemiş, ülkenin meşru bir siyasi partisi olan İhvan-ı Müslim’in faaliyetleri yasaklanmıştı ve yasa dışı ilan edilmişti. Hukuk hakkın ve haklının yanında olacağına, zalimin elinde bir zulüm oyuncağı haline gelmiş halkın iradesine karşı darbe yapanları sokaklarda masum halkı katledenleri yargılayacağı yerde meşru Cumhurbaşkanı Mursi ile cuntaya direnen Mısır halkını yargılamaya başlamıştır. Sokaklarda alenen yaptığı katliamların üzerini örtmeye çalışan darbeciler bir hukuk tiyatrosu kurarak bugün Mısır’da 539 darbe karşıtına idam cezası verebilmiştir. 
Oysa Mısır’ın sözde adale mekanizması sokaklarda öldürülen yüzlerce masum halkın katilleri için bir tek soruşturma bile açmazken, Mısır hapishanelerinde öldürülen 37 tutuklunun ölümü için sadece bir polis memuruna hapis cezası verebilirken zumla ve haksızlığa direnen 529 insanına idamı reva görebilmiştir. Aynı Mısır mahkemeleri geçen yıl da 109 kişiye idam cezası verdi. Bu sayı artık binleri buluyor. Bu ise kabul edilecek bir durum değildir. Yapılan yargılamalar tam manasıyla bir maskaralıktır. Hazırladıkları binlerce sayfalık iddianameleri bile okumadan karşısındaki insanlara savunma hakkı vermeyen bir mahkeme ancak adi bir tiyatrocudur. Verilen bu idam kararı Müslümanlara ve tüm insani değerlere açılmış aleni bir savaştır ve cinayettir. 
Bu olay hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek, bu kararın sahipleri hep lanetle anılacaktır. 
Bu kapsamda Mısır’da darbeyi ret ve meşruiyete destek için cunta karşıtı gösteri yapan 529 kişiye idam cezası verilmesini kınıyor, uluslar arası arenayı oynanan bu trajikomedi karşısında artık harekete geçmeye davet ediyoruz. Bizler İslam ümmetinin bir parçası olarak Irak’ta örneğini gördüğümüz Batının demokrasi anlayışını hiçbir İslam coğrafyasında kabul etmiyoruz. Bu gayri hukuki idam kararını verenleri kararlarını ve ağababalarını tanımıyoruz. Şahadeti en yüksek mertebe saymış kefenini başına sarık beline kuşak olarak sarmış gemileri yakmış ölümden korkmayan ümmetin fertleri olarak inandığımız davamızdan geri dönmeyeceğimizi bütün dünya bilmelidir. Mazlumların feryadına kulak tıkamamak onların sesine ses olmak için buradayız. Kahrolsun zalimler. Zalimler için yaşasın cehennem. Yaşasın ümmet dayanışması.”

Yayla Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.