"Türkiye, AIDS açısından riskli ülke"

Kargı Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) Başkanı Dr. Özgür Dökmeci, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle bir açıklama yaptı.

Dökmeci, Türkiye'nin HIV/AIDS virüsü açısından riskli ülkeler arasında yer aldığına dikkati çekerek, “Virüsle savaşmanın en etkili yolu, ondan korunmak’’ ifadesini kullandı.

Dökmeci, "Ülkemizde, 1985 yılından günümüze kadar bildirimi yapılan HIV/AIDS vaka sayımız toplam 11.109’dur. Vakaların yüzde 75’i erkek, yüzde 25’i kadın olup, yüzde 16,2’si yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır" dedi.

Özgür Dökmeci'nin konuyla ilgili açıklaması şöyle:

"Hastalık; korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enjektörler, damar içi madde kullanımı, gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe ve kan transfüzyonu gibi nedenlerle bulaşabilmektedir. Bu geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, erişkinlerin yanı sıra, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.

Hastalığın tam anlamıyla tedavisi bulunmamakla birlikte uygulanan ilaç tedavileri ile HIV/AIDS hastalığından ölümler azalmakta ve kişiler yaşantılarına devam edebilmektedir. Bununla birlikte uygulanan ilaç tedavisi ile bulaşıcılık azalmakta, gebelik sırasında uygulanan tedaviyle HIV virüsü taşıyan anneden bebeğe hastalık bulaşması engellenebilmektedir.

Türkiye, dünyada HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirilmektedir.

Ülkemizde, 1985 yılından günümüze kadar bildirimi yapılan HIV/AIDS vaka sayımız toplam 11.109’dur. Vakaların yüzde 75’i erkek, yüzde 25’i kadın olup, yüzde 16,2’si yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 25-29 ve 30-34 yaş grubudur. Bulaşma yoluna göre dağılımına bakıldığında vakaların yüzde 52’si cinsel yolla bulaşmaktadır. Yüzde 1,9’u bulaşma yolu damar içi madde bağımlılığı olarak bildirilirken yüzde 44’ünün bulaşma yolu bilinmemektedir.

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolunun cinsel temas ve bunların çoğunun da heteroseksüel ilişki olması nedeni ile korunma büyük önem taşımaktadır. Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yollarıdır.

Diğer bir bulaşma yolu olan kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma amacı ile 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir. Ayrıca, dövme ve piercing gibi uygulamaların temiz ve steril koşullarda yaptırılması, vücuda takılan delici, kesici özellikli takılar ortak kullanılmaması, tek kullanımlık steril enjektör kullanılması HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.

Hastalık, virüsü taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yemek, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz."

Dr. Özgür Dökmeci, virüsle savaşmanın en etkili yolunun, ondan korunmak olduğunu vurguladı.

İbrahim Efe

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.