|
SON DAKİKA
Kaza: 3 Yaralı
Memur-Sen Eylemleri Baltalamayı Bırakmalı
3 Köyde Daha “Dolu” Hasarı
Zafer Çağlayan 26 Mayıs’ta Çorum’da
‘Cüzzam Korkulacak Bir Hastalık Değil’Çorum Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. İnci Özer, halk arasında "cüzzam" olarak bilinen hastalığın erken teşhis ve tedaviyle rahatlıkla topluma kazandırılabildiğini söyledi.
Çorum Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. İnci Özer, halk arasında "cüzzam" olarak bilinen hastalığın erken teşhis ve tedaviyle rahatlıkla topluma kazandırılabildiğini söyledi.
25-31 Ocak Cüzzam Haftası dolayısıyla bir açıklama yapan Cildiye Uzmanı Özer, Cüzzam’ın en sık çevresel sinirleri ve deriyi, bazen de göz, kaslar ve kemikler gibi diğer organları tutarak belirtilerini gösteren kronik seyirli bir enfeksiyon hastalığı olduğunu anlattı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 500 bin yeni lepra vakasının tedaviye alındığını anlatan Özer, cüzzam hastalığı ile ilgili şu bilgileri verdi;
“İlim adamı Armauer Hansen tarafından keşfedilen cüzzam mikrobu öncelikle, deri ve siniri tutarak belirtilerini gösteren kronik seyirli bir enfeksiyon hastalığıdır.
Ülkemizde cüzzam hastalığı sosyal hastalıklar arasında sayılmaktadır. Her yeni bulunan hasta yaşamlarının sonuna kadar değişik gereksinimlerinin çözümlenmesi ve çevrelerinin kontrolü açısından kayıt altında tutulmaktadır. Halen 2002 yılı sonu verilerine göre ülkemizde 2605 hasta bulunmakta ve bunlar kontrol altında tutulmaktadır. Bu hastaların yaş ortalaması 60.50’dir. Yine aynı verilere göre 2002 yılı sonunda lepra tedavisi süren hasta sayısı 42’dir. Lepra hastaları daha çok kırsal kesimdeki yoksul hastalardır. Sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamış bir kesimde yoğunlaşmaktadırlar. Genellikle çok çocuklu ailelerde yaygındır. Tek odada yaşayan, aynı kaptan yiyen, yetersiz ve tek tip beslenen, direnci düşük ailelerde enfeksiyon daha çabuk yayılır. Lepralı, tedavisini sürdürmüyorsa, sürekli öksürüp hapşırıyorsa başkasına( verem gibi )bulaştırma olasılığı vardır. BCG verem aşısı, yüzde 60 düzeyinde lepra mikrobundan da kişiyi koruyor. Genetik yatkınlık da lepra hastalığının ortaya çıkmasında önemli bir faktördür.”
“HASTALIĞIN TEK TAŞIYICISI İNSANDIR”
Hastalığın nasıl yayıldığı hakkında da bilgi veren Özer, “Verem hastalığını yapan basille hemen hemen aynı türde olan bu mikroba karşı doğal bağışıklığın bulunmaması (İnsanların tümüne yakınında bu doğal bağışıklık vardır. Doğal bağışıklığın olmaması hali, insanlara kendinden önceki soylarından geçen bir özelliktir) ve cüzzam mikrobu taşıyan bir hastayla uzun süreli ve yakın temas halinde olmak sonucunda hastalığa yakalanmak mümkündür. Erken teşhis ve tedavi edildiğinde kesinlikle iyileşen ve bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Hastalığın tek taşıyıcısı insandır.” dedi.
Cüzzamın belirtilerini anlatan Özer, vücudun herhangi bir yerinde deriden açık renkte, oval veya yuvarlak, kabarık olmayan, hiçbir şikâyet yaratmayan kepeksiz, bazen hafif duyu kusuru gösteren leke, çocuklarda ve gençlerde burunda sürekli tıkanma ve sık sık tekrarlayan burun kanamaları, deri üzerinde bir veya daha fazla kabarık plak şeklinde, kılsız, terlemeyen, kepekli, mutlaka duyu kusuru olan lezyonlar, belirli yerlerde özelikle ön kol iç yüzeyde duyu eksilmesi, 4. ve 5. parmakların elde içe kıvrılması, avuç içi kaslarda erime başlaması, kol ve bacak sinirlerinde kalınlaşma ve ağrılı olmaları, kaşların uçlardan dökülmesi, vücutta pek çok yerlerde basilli modüller, yüzde ödem, alın derisi ve kulakların morumsu kabarık ve sert nodüllerle dolması, diz ve dirseklerde yara izleri ve alt göz kapaklarının kapanmaması şeklinde olacağını söyledi.
“BELİRTİLER OLMASI HALİNDE CİLDİYE UZMANINA BAŞVURUN”
Teşhisi gecikmiş ve düzenli tedavi görülmemiş durumlarda 10-15 yıl sonra sakatlıkların gelişebileceğini ve bu yüzden belirtilerden bir kaçının olması halinde bir cildiye uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulunan Özer, “Aynı verem tedavisinde olduğu gibi en az üç ilaçtan oluşan bir kombine tedavi ile en çok 2 yıl içinde hastalar tamamıyla tedavi edilmektedir. Tedavide etkin ilaçların varlığı ve bulaşıcılık baskı altına alınabildiğinden hastalar sadece ön tedavi için hastaneye yatırılır ve şekil bozukluklarının ameliyatla düzeltilmesi yoluna gidilebilir. Tüm merkezler ve gönüllü kuruluşlar Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yaparak her yıl Ocak ayının son haftasında Cüzzamla Savaş Haftası düzenlemektedirler. Tüm dünyada her yıl ocak ayının son pazar günü Devlet Sağlık Örgütü’nün önerisiyle "Dünya Cüzzam Günü" olarak anılmaktadır” dedi.
Haber Kaynağı: Yayla Haber
İLGİLİ HABERLER
|