|
SON DAKİKA
CHP’liler Cami Temeli Attı
“Erdoğan Padişahlığa Özeniyor”
Ece Banyo ve Hitit’ten İşbirliği
Çorumlu Sanatçılar, Diyarbakır’da Klip Çekti
İftiracı Sendikacılıktan Başka Ne Yaptınız!Memur Sen’e bağlı Sağlık-Sen ile Türkiye Kamu Sen’e bağlı Türk Sağlık Sen arasındaki tartışma giderek büyüyor.
Memur Sen’e bağlı Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatçi, Türk Sağlık Sen’in kendi kazanımlarını sahiplendiğini söyleyerek, sert eleştirilerde bulundu.
Geçen hafta içerisinde Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı M. Fatih Gök’ün sendikalarını hedef alan açıklamalarına ilişkin bugün bir yazılı açıklama yapan Saatçi, Türk Sağlık Sen’in polemik yaratmak içinde olduğunu ve kendilerinin polemiklere ayıracak zamanları olmadığını söyledi. Sendikalarının hiçbir sağlık personeline dayatma uygulamadığını ve Türk Sağlık Sen’in bu konuda iftira attığını belirten Saatçi, “Sağlık Sen özelde; üyelerinin ekonomik, sosyal, kültürel, özlük, mesleki, hak ve menfaatlerini korumayı ve geliştirmeyi, genelde ise; ülkemizde cereyan eden her türlü haksızlık ve hukuksuzluğa karşı çıkmayı temel amaç sayar. Bu amaçların gerçekleştirilmesinde evrensel insan haklarına ve Anayasaya dayanan demokratik, sosyal adalet ve hukuk devleti anlayışı içinde çalışır. Bizler bu ilkeler doğrultusunda çalışmalarımızı yaparken, yalan ve iftira endeksli sendikacılık yapanların ithamlarına maruz kaldığımız da oluyor. Bu iftiralardan sonuncusu geçen hafta Türk Sağlık-Sen’den geldi. Türk Sağlık-Sen’in yapmış olduğu basın açıklamasında o kadar çok yanlış var ki “nerem doğru ki” dedirttiren tarzda. Türk Sağlık Sen’li arkadaşlarımız basını görünce coşmuşlar, fırsat bu fırsat deyip zehir zemberek, yalan yanlış açıklama yapmaktan, iftira atmaktan da geri kalmamışlar. Bunlara cevap vermemek yalan ve iftiraya prim vermek olur. Sendikal duruşumuzda, anlayışımızda, çalışma ve ilkelerimizde sadece üretmek ve kazanmak vardır. Polemik yoktur. Çünkü bizim polemiğe ayıracak zamanımız da yoktur. Polemik, yetkili oldukları dönemlerde etkisizliğin ve kazanımsızlığın en iyi örneğini gösteren Türk sağlık Sen’e aittir. 7 yıl yetkili sendika olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını temsil ettiniz, ne yaptınız, ne kazanım sağladınız, 7 yıl boyunca sağladığınız bir kazanım gösterin. Ama bizim kazanımlarımıza sahip çıkmayın. Kazanımdan ziyade, yalan ve iftira sendikacılığından başka ne yaptınız” dedi.
Türk-Sağlık Sen’in ortaya attığını iddia ettiği yalan ve iftiraları maddeler halinde cevap veren Saatçi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“TÜRK SAĞLIK SEN SENET OLAYINA NEDEN BALIKLAMA ATLIYOR”
“Türk Sağlık Sen Çorum Şube Başkanının skandal diye basına taşıdığı promosyon senediyle ilgili Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreterimiz Sayın Menderes TURBAY senet diye gösterilen belgenin senet şablonuna uygun olmadığını, ancak bunun bir taahhütname olabileceğini ifade etmiştir. Burada önemli olan esastır. Olayın esasında ise hiçbir sıkıntı ve yanlışlık yoktur.
Ayrıca senet veya taahhüde imza atan kişi madem bu metin yanlışsa, hukuksuzsa o gün niçin imza atmıştır. O gün imza attığı senet olsa ne olur, taahhüt olsa ne olur. Doğruluk, dürüstlük, delikanlılık o gün atılan imzaya bu gün sahip çıkmayı gerektirmez mi? Ayrıca bu olay sadece imzalayanla, imzalatanlar arasında olması gerekirken, sendika bu olaya niçin balıklama atlıyor, bu olaydan nasıl bir kazanım elde etmek istiyor.
Müflis tüccar mantığıyla hareket eden Türk sağlık Sen yeni bir şeyler üretemeyince geçmiş defterleri karıştırmaya başlamış ve 2008 yılında bir ilçe hastanesinde 4 yıllığına imzalanan maaş promosyon protokolünde öngörülen hükümleri yerine getirenleri güya bir skandala imza atmakla suçlamıştır.
Sizlerin hakkını savunduğunuzu iddia ettiğiniz üyeniz, çalıştığı sürenin promosyonunu alan, çalışmadığı süreye tekabül eden promosyonu vereceğim diye imza attığı halde vermeden kaçan, vermemek için de sendikayı devreye sokan birisidir. Söyler misiniz? siz neyin peşindesiniz. Bu üyeniz çalıştığı sürenin promosyonunu almadı mı? Aldıysa çalışmadığı sürenin promosyonunu alarak haksız bir kazanç sağlaması için neden bu kadar seferber oluyorsunuz. Doğru olanın; yeni gelenlere verilmek şartıyla çalışılmayan sürelerin promosyon paralarının iade edilmesi değil mi? Herkes hakkına razı olacak, açgözlülük yapmayacak. Yapan olursa üyemiz dahi olsa bu haksız talebinin karşısında bizi bulacaktır.
“SENDİKAMIZIN DAYATMAYLA HARAM ÜYESİ YOKTUR”
“İdarecilerin sendika üyesi olması etik mi?” diye soruyorsunuz. Niçin bu soruyu şimdi soruyorsunuz. Yetkili olduğunuz dönemlerde idarecilerin büyük çoğunluğu üyenizdi. Etik kavramı o zaman literatürünüzde yok muydu? İdarecilere sendika üyesi olabilme hakkı kanunla verilen bir hak. İnsanların kanundan doğan haklarını kullanıp kullanmaları onların tercihleridir. Sendika olarak biz sadece amirlerin tüm çalışanlara eşit ve adaletli bir şekilde davranmalarını bekleriz. Amirlerin baskı ve dayatmayla çalışanları sendika üyesi olmaya zorlamalarını ne dün, ne bugün, ne de yarın asla doğru bulmadık, bulmayacağız. Ancak baskı ve dayatmayla, korkutmayla üye yapmanın en iyi örneğini sergileyen Türk Sağlık Sen’e üye amirlerinizin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Sendikamız üyesi olan amirler bir Allahın kulunu zorla, baskıyla üye yapmamışlardır. Yapıldı diyen varsa bunu ispatla yükümlüdür. Onun için göğsümüzü gere gere diyoruz ki: Sağlık Sen Çorum Şubesinin baskıyla, dayatmayla yaptığı bir haram üyesi yoktur.
“TÜRK SAĞLIK SEN’İN MANTIĞINI KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”
3-Her zaman rakiplerimizden etik olmalarını, yalan ve iftiradan uzak hareket etmelerini bekliyor ve bizler bu hususlara azami özen gösteriyoruz. Çünkü bizler geçiciyiz, kalıcı olan kurumlardır. Bizler bugün varız yarın yoğuz. Bunun için de yaptığımız işlerin, verdiğimiz mücadelenin seviyesini düşürmeye hakkımız yoktur.
Basın açıklamasında Kamu Sen Çorum Şube başkanları hazır bulunuyorlar. Sendika kanununda “100 ve üzeri” personelin çalıştığı kurum ve kuruluşlarda amirlerin üye olamayacaklarını hadi biri bilmiyor ama hiç mi bileniniz yok. Bu kuralı sendika başkanlarınız bilmiyorsa, üyelerinize bir şey demeye gerek yok. Osmancık Devlet Hastanesinde yaklaşık 180–190 çalışan personel var. Bu nedenle başhekim ve yardımcılarının sendika üyesi olmaları kanunen yasak. Başhekime Sağlık Sen üyesi yalan ve iftirasını hangi akıl ve izanla izah edeceksiniz. Başhekimle ilgili bu yalan ve iftirayı niçin atıyorsunuz. Üyelerinize baskı yaptığını, ceza verdiğini haklı kılabilmek için mi?. Bu ne insafsızlık, idarecilerin görevi kurallara uymak ve kuralları uygulamak değil midir.? Ceza aldığını iddia ettiğiniz idari personelin ceza gerekçesi “amire hakaret” tir. İki hekim rapor almışlar, ancak aldıkları raporlar kaymakamlık tarafından istirahat iznine çevrilmemiştir. Bu nedenle hekimlere göreve dönmeleri için yazı yazılmıştır. Hekimlerden birisi verdiği adreste bulunamamış, diğeri ise yazıyı tebellüğ etmekten imtina etmiştir. Bu nedenle hekimler hakkında soruşturma başlatılmış, neticesinde disiplin yönetmeliği hükümlerine göre işlem yapılmıştır.
Bunun sendikayla alakası hangi mantıkla kurulabiliyor. O zaman amirler sendika üyeliği bulunanlar için kuralları uygulamasınlar, sendika üyesi olmayanlara mı uygulasınlar. Sizin adalet ve eşitlik anlayışınız bu mu? Bizler veya üyelerimiz dokunulmazlık zırhına bürünebilmek için mi sendika üyesi oluyoruz. Bu nasıl bir mantık. Bunu kabul etmek mümkün mü?
“HORMONLU BÜYÜMENİN PATENDİ SENDİKANIZA AİTTİR”
Sağlık-Sen hormonlu büyüyormuş, yalan ve iftira. Çorum’da 2002 ‘den 2009’a kadar yetkili sendika Türk Sağlık Sen’dir. (Mayıs 15 tarihi itibariyle) 2009 yılında 1128 üye sayımızla yetkili sendikayız. 2010 yılında üye sayımız 1201, Türk sağlık Sen 1309 üyeyle yetkili sendikadır. 2011 yılında 1388 üye sayımızla yetkili sendikayız. Sendikal mücadelenin yeni başladığı ancak sendikal bilincin oluşmadığı 2002-2003’lerde 3000 sağlık çalışanı varken 1200’ün üzerinde üyesi olan sendika hormonlu olmuyor, biz 2011 yılında 1388 üye sayısıyla yetkili olunca hormonlu oluyoruz. Takdir sağlık çalışanlarına ve kamuoyuna aittir. Ancak biz şuna inanıyoruz: çalışarak ve kazanım sağlayarak sağlık çalışanlarının desteğini alarak büyüdük ve yetkili olduk. Eğer bunun tersi olsaydı, Çorum’da yetkili sendika olmak için 2009 yılını beklemezdik. Sendikamız Çorumda 2009 ve 2011 yılında sadece 2 yıl yetkili sendika olabilmiştir. Hormonlu büyümüş olsaydık, sizin Çorumda hiçbir kazanım elde etmediğiniz yıllarda, kesintisiz 7 yıl hiç yetkili sendika olmamanız lazımdı. Hormonlu büyümenin patendi sendikanıza aittir. Sağlık Sen Çorum şubesi her yıl istikrarlı bir şekilde büyümesini sağlamıştır, sağlamaya devam edecektir.
“ANAYASA REFERANDUMUNDA “YETMEZ AMA EVET” DEDİĞİMİZ İÇİN ELEŞTİRİLİYORUZ”
Sivil toplum örgütü olan bir sendika tarafından Anayasa referandumunda “yetmez ama evet” dediğimiz için eleştiriliyoruz. Bu referandumda toplu sözleşme yasası, darbecilerin yargılanması vb. konular vardı. En önemlisi de sivil irade tarafından yapılan mini bir anayasa paketi vardı. Her zaman diyoruz en kötü sivil anayasa, en iyi darbe anayasasından defalarca kat iyidir. Biz evet diyerek sivil anayasanın önünü açtık. Bu referanduma hayır diyerek BDP ile omuz omuza mücadele edenleri milletimize havale ediyoruz. Sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, siviller tarafından yapılan, hazırlanan bir anayasaya hayır demeleri utanılacak bir durumdur.
Biz Sağlık Sen olarak onurlu ve ilkeli duruşumuzu her zaman sürdüreceğiz.”
Haber Kaynağı: Yayla Haber
aferinbir bilen, 4 ay önce yorumladı
yürü be koçum kim tutar seni senet yok dediniz adamda senedi gösterdi memursenVatandaş, 4 ay önce yorumladı
memursenin bugüne kadar yaptığı iyi bir şey var mı ki başkalarını suçluyor. Turk sağlık sen az bile söylemiş.
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|