|
SON DAKİKA
CHP’liler Cami Temeli Attı
“Erdoğan Padişahlığa Özeniyor”
Ece Banyo ve Hitit’ten İşbirliği
Çorumlu Sanatçılar, Diyarbakır’da Klip Çekti
‘Gelir Testi Zulme Dönüştü’‘AKP sağlığımızla oynuyor sosyal güvenliği yok ediyor’
Halkların Demokratik Kongresi Çorum İl Meclisi Sözcüsü Meliha Üşütür, 1 Ekim 2008 tarihinde düzenlenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) Kanunu’nun bir ‘gasp yasası’ olarak yürürlüğe girdiğini belirterek, “AKP Hükümeti, sağlımızla oynuyor sosyal güvenliği hepten yok ediyor” dedi.
Halkların Demokratik Kongresi Çorum İl Meclisi üyeleri Cumartesi günü PTT Binası önünde kitlesel basın açıklamasında bulunarak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) Kanununu protesto ettiler.
Grup adına açıklamada bulunan Halkların Demokratik Kongresi Çorum İl Meclisi Sözcüsü Meliha Üşütür, Genel Sağlık Sigortası ile devletin sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki sorumluluklarım üzerinden atarak, yurttaşının sırtına yıktığını, bu kanunla, AKP Hükümetinin, ‘paran kadar sağlık’ politikasının yasalaşmış olduğunu kaydetti.
![]() Referandum ve genel seçim dönemlerinde oy kaybettireceği kaygısıyla ertelenen Genel Sağlık Sigortasının, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe konulduğunu anlatan Meliha Üşütür, “Reform adıyla halka yutturulmaya çalışılan bu yasa sağlığımızı zehirlemekte ve kırıntı halindeki sosyal güvenliği hepten yok etmektedir. Halktan çeşitli isimler altında vergi toplayan devlet, parasız ve herkese eşit olarak sağlanması gereken sağlık ve sosyal güvenliği piyasaya terk etmektedir” dedi.
18 yaşma gelmiş ve iş arayan her yurttaşına iş bulmakla görevli olması gereken devletin yükümlülüğünü yerine getirmek bir yana, gelir tespiti ile aileden bir kişinin çalışıyor olmasını fırsat bilerek, diğer işsiz ve güvencesiz aile fertlerini onun sırtına yüklediğini özellikle ifade eden Üşütür, “9 milyon 320 bin civarındaki yeşil kartlı SGK tarafından çözümsüzlüğün girdabına sürüklenmekte, kamu çalışanlarının GSS primi artık maaşlarından ödenecektir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca gelir tespiti yapılırken hiç bir sosyal güvencesi olmayanlar, çalışan ya da emekli maaşı alan aile bireyine yüklenmektedir.
Gelir tespitinde, aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınmakta, aileden bir ya da iki kişinin çalışması baz alınarak bir sonuç çıkarılmakta ve tüm sorumluluk aileye, yani halkın sırtına yüklenmektedir.
Kendisine gelir testi yapılmasını istemeyenler ile tescilin tebligatı yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içerisinde gelir testi yapılması yönünde muvafakat vermeyenlerin gelirleri ise, asgari ücretin 2 katı olarak hesaplanmakta ve prim ödemelerine hükmedilmektedir” şeklinde konuştu.
‘GELİR TESTİ ZULME DÖNÜŞTÜ’
Ocak ayından itibaren yapılmakta olan gelir testinin halka zulme dönüştüğünü özellikle dile getiren
Halkların Demokratik Kongresi Çorum İl Meclisi Sözcüsü Meliha Üşütür, açıklamasında şunları kaydetti:“Çağ atladığından, yurttaşına daha rahat bir yaşam sağladığından, sağlıkta reformdan bahsederek övünen AKP Hükümeti; Kaymakamlık, SGK ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları önlerinde biriken yurttaşlara zulmetmeye devam ediyor. Sabahın köründe karda, soğuk ve yağmurda sıraya giren ve saatlerce kuyruklarda bekleyen yurttaşlarımız ne yapacağını bilmez durumdadır. Özürlü, yaşlı ve hasta insanları perişan eden, insanlarımızı sağlıklarından eden bu uygulama ile sağlık ve sosyal güvenlik, devletin karşılaması gereken bir hak olmaktan tamamen çıkarılmaktadır.
‘HER YURTTAŞ AYLIK PRİM ÖDEMEYE ZORLANIYOR’
GSS zorunluluğu kapsamında ne kadar prim ödeyecekleri yapılacak olan gelir testi sonuçlarına göre aile içindeki kişi başına düşen aylık gelir tutarına bakılarak belirlenecektir.
Buna göre; Geliri, asgari ücretin üçte birinden yani 295 TL'den az olan vatandaşların primleri devlet tarafından ödenecektir. Yani 296 TL geliri olan yurttaş zengin sayılmakta ve prim ödemeye mecbur kılınmaktadır.
Asgari ücretin üçte biri yani 295,3 TL ile asgari ücret (886,5 TL) arasında olanların 35,4 TL,
Geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar 106,38 TL,
Geliri asgari ücretin iki katından daha fazla olanlar ise 212,76 TL tutarındaki primleri kendileri ödeyecektir.
‘AKP’YE GÖRE 296 TL AYLIK GELİRİ OLAN HERKES ZENGİN’
AKP Hükümetine göre aylık geliri 296 TL olan zengindir. ‘Genel Sağlık Sigortası primini ödemeyen yoksul vatandaşların primlerini devlet ödeyecek’ dense de, yapılan hesaplamalarda bu neredeyse imkânsız hale getirilmektedir. Oysa kanuna göre ancak bütün ay boyunca eline geçen para 295 TL'den az olanlar yoksul kabul ediliyor. Aylık geliri kişi başı 295 TL ve daha fazla olan bütün vatandaşlar her ay 35 TL ile 212 TL prim ücreti ödeyeceklerdir. Primini ödeyemeyenler sağlık hizmetlerinden faydalanamayacaklardır.
‘AKP HALKA YALAN SÖYLÜYOR’
AKP Hükümeti'nin Genel Sağlık Sigortası'yla ilgili "Gelir düzeyi ne olursa olsun bütün vatandaşlar doğumdan ölüme kadar sağlık sigortasına sahip olacak" propagandası yalandır. 1 Ocak 2012'den itibaren aylık geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olan yani 295 TL olan bütün vatandaşlar her ay düzenli olarak GSS primi ödemek zorundadırlar. Ödenmediği takdirde sürekli olarak borç birikecek ve daha sonra faizi ile birlikte vatandaştan tahsil edilecektir.
![]() GSS'de yapılan bu düzenlemelerle birlikte vatandaşlar için sağlık güvencesi artık ancak prim ödeme ile mümkün hale gelmiş; bir yurttaşlık hakkı olan sağlık hizmeti "paran kadar sağlık" kuralına dönmüştür. Parasını ödeyemeyen yurttaşlar yoksul olduğunu devlete ispat etmeye mecbur kılınmakta ve "sadaka" niyeti ile hizmet almaya mahkûm edilmektedir. Keza; Sosyal Güvenlik "Reformu"nun gerekçesi olarak kullanılan "norm ve standart birliğini sağlamak" iddiası da boş bir yalandan ibarettir. AKP Hükümeti açısından GSS primi ödeyebilenlerle ödeyemeyenler hiçbir şekilde eşit olarak kabul edilmemektedir.
Yine, yapılan düzenlemeler başta yoksullar olmak üzere bütün vatandaşlarımızın sağlık hakkı için çok ciddi tehdit oluşturmaktadır. Hükümetin eli vatandaşların cebindedir ve bu elin gün geçtikçe daha derinlere ineceği anlaşılmaktadır.
Programında belirtildiği gibi, Halkların Demokratik Kongresi, (HDK) "Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine ve piyasalaştırılmasına karşıdır; herkesin eşit, nitelikli, ulaşılabilir yeterli ve parasız kamu hizmeti alabilmesi için mücadele eder" Halkımızı sağlığın ve sosyal güvenliğin piyasalaştırılmasına karşı birlikte mücadeleye ve GSS Yasasının geri alınması ve herkese parasız sağlık ve sosyal güvenlik hakkının sağlanması için mücadeleye çağırıyoruz.”
Haber Kaynağı: Yayla Haber
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|