|
SON DAKİKA
CHP’liler Cami Temeli Attı
“Erdoğan Padişahlığa Özeniyor”
Ece Banyo ve Hitit’ten İşbirliği
Çorumlu Sanatçılar, Diyarbakır’da Klip Çekti
Levent Tüzel "Türkiye, Toplama Kampına Dönüştü"Milletvekili Tüzel, Türkiye’de sesini çıkaran herkesin tutuklandığını, terörist ilan edildiğini savundu.
İstanbul Bağımsız Milletvekili ve HDK Yürütme Kurulu Üyesi Levent Tüzel, Çorum’da halk meclisini oluşturmak amacıyla düzenlenen halk toplantısına katıldı. Bugün Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Tüzel, güncel gelişmeleri değerlendirerek tüm halkı birlikte mücadele etmeye, siyasi bir güç oluşturmaya davet etti. Tüzel, sağlıktan, eğitim sorunlarına, Uludere katliamından kentsel dönüşüme, Ermeni meselesinden işsizlik sorununa kadar güncel ve siyasal gelişmelere değindi
Son yıllarda tutuklama, gözaltı ve cezaevine gönderme furyasının ülkeyi kasıp kavurduğunu söyleyen
Tüzel, sanatçıların, sendikacıların, gazetecilerin, askerin, hak ve özgürlük savunucusu, demokratik düzen isteyen herkesin çeşitli bahanelerle tutuklandığına dikkati çekti. Cezaevlerinin artık adam almadığını söyleyen Tüzel “Ülke, toplama kampına dönüştü. Tarihte görülmemiş bir terörist sayısına ulaştık. En çok teröristin olduğu listede başı çekiyoruz” dedi. Tüzel, AKP iktidarına karşı çıkan, düzeni eleştiren herkese terörist muamelesi yapıldığını savundu. Cezaevlerinde 130 bin kişinin tutuklu olduğuna dikkat çeken Tüzel, cezaevlerinin yetersiz kalması karşısında 20 tane daha cezaevi inşa edildiğini bildirdi. "Acılarda, mücadelede ve örgütlenmede birleşiyoruz" diyen Tüzel, devletin Kürt sorunundaki politikasını eleştirerek, "Hak diyen, özgürlük diyen Kürt halkının sesini kısmak için toplu tutuklama dalgaları sürüyor. Sayılar 5 bini geride bıraktı" ifadelerini kullandı. Ermeni soykırımı tartışmalarına dikkat çeken Tüzel, "Siz bu ırkçı politikaları sürdürdüğünüz sürece yeni Hrant'lar da ölür, Kürtler de ölür" dedi.
“Bir taraftan deprem, bir taraftan savaş ortamının alıp götürdüğü bedenler, bir taraftan gazeteci ve aydınların tutuklanıyor olması, bir taraftan işçilerin bayramı grev çadırlarında karşılıyor olması gibi birçok sorun var” diyen Tüzel, halkın karşısına çıkan devlet görevlileri ve hükümet temsilcilerinin nefret söyleminden geri durmadığını dile getirdi. Tüzel “bu saldırılara karşı dernekler, sendikalar ve siyasi partiler olarak kader birliği yapıp bunları tartışmalı, mücadele etmeliyiz” dedi.
Türkiye’de ezilen halklar, kadınlar, işçiler, gençler için Halkların Demokratik Kongresi’nin önemli bir
noktada durduğunu söyleyen Tüzel, Kongre’nin barışın, kardeşliğin, bir arada eşit bir yaşamın mücadelesini vereceğini ifade etti. Kongre’nin her ilde ve ilçede örgütlendiğini de sözlerine ekleyen Tüzel, Kongre’nin deprem yaralarının sarılması, silahların susması, demokratik özerkliğin demokratik yeni bir anayasada karşılığını bulması için mücadele seferberliği çağrısı yaptığını bildirdi.Kongre Meclisi’nin halktan gelen talepleri de beklediğini söyleyen Tüzel, özgürlük, demokrasi talep eden insanların kolaylıkla TMK’dan yargılandığını da sözlerine ekledi. Tüzel, “Biz bunlar karşısında eşit haklara dayalı, onurlu, çocuklarımızın ana dilinde eğitim göreceği bir ülke için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu. Tekrar ortak mücadele vurgusu yapan Tüzel, “Sadece Kürt halkının örgütlendiği dernekler olarak değil, sendikalaşma hakkı yok edilen işçiler olarak, her gün zamlar ve vergilerle cebindeki üç kuruşa göz dikilen yurttaşlar olarak, şiddete maruz kalan kadınlar olarak, gençler ve emekçiler olarak bir araya gelmek ve bu mitingleri dayanışma ve kardeşlik mitingi olarak gerçekleştirmek zorundayız” dedi.
“SORUNLAR KATMERLEŞTİ”
AKP hükümetinin işbaşına gelirken “bize iki yıl müsaade edin, tüm sorunları çözeceğiz” dediğini
hatırlatan Tüzel, aradan 10 yıl geçtiğini, sorunların çözülmediği gibi ekonominin kötüye gittiğini, savaşın, şiddetin arttığını, eğitim-sağlık sorunlarının katmerleştiğini, işsizliğin büyüdüğünü, tarımın sekteye uğradığını, fabrikaların kapandığını, özelleştirme furyasının olabildiğince arttığını dile getirerek, halkın artık iktidara güveninin kalmadığı gibi yarınlara da endişeyle bakıldığını söyledi. AKP’nin ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın artık son kozlarını oynadığını, bu nedenle söylemlerin ve eylemlerin sertlik kazandığını kaydeden Tüzel, AKP karşıtlarının en küçük bir olayda tutuklandığını, cezalandırıldığını, ezildiğini aktardı. Halkın tüm kesimlerinin ve çeşitli inançlara sahip insanların artık “ülke nereye gidiyor, mecliste neler oluyor” gibi endişelere kapıldığını açıklayan Levent Tüzel, ülkenin zenginliği olan halkların ayrıştırıldığını, birbirinden koparıldığını savundu. Bu toprakları halkların özgür yaşadığı, barış ve kardeşliğin hakim olduğu, inançların özgürce yerine getirildiği topraklar haline getirme çabası verdiklerini bildiren Tüzel, Türkiye’nin komşu ülkelerin rejimini düzene koymaya çalışan, korkutan, sindiren bir ülke değil, tarihsel sorunları konuşarak aşabilen, insanların hür ve özgür olduğu bir ülke haline getirmek istediklerini vurguladı.
"ÜLKE, TOPLAMA KAMPINA DÖNDÜ"
Son yıllarda tutuklama, gözaltı ve cezaevine gönderme furyasına da karşı olduklarını anlatan Tüzel,
sanatçıların, sendikacıların, gazetecilerin, askerin, hak ve özgürlük savunucusu, demokratik düzen isteyen herkesin çeşitli bahanelerle tutuklandığına dikkati çekerek, cezaevlerinin artık adam almadığını kaydetti. “Ülke, toplama kampına dönüştü. Tarihte görülmemiş bir terörist sayısına ulaştık. En çok teröristin olduğu listede başı çekiyoruz” diyen Tüzel, AKP iktidarına karşı çıkan, düzeni eleştiren herkese terörist muamelesi yapıldığını söyledi. Cezaevlerinde 130 bin kişinin tutuklu olduğuna dikkati çeken Tüzel, cezaevlerinin yetersiz kalması karşısında 20 tane daha cezaevi inşa edildiğini bildirdi. “AKP HALKTAN KOPUK”
Başbakan Erdoğan’ın halkı dinlemediğini, halkla muhatap olmak yerine dış güçlerle muhatap olduğunu,
halktan gizli toplantılarla ülkenin yönetilmeye çalışıldığını anlatarak gidişatın iyi olmadığını dile getiren Tüzel, tüm sorunların çözümünün özgürlükten, halkın iradesinden, barıştan, demokrasiden geçtiğini vurguladı. Sorunların giderek büyüdüğünü, devlet içinde de kurumların birbiri ile çatıştığını, kurumların birbirinin ayağını kaydırmaya çalıştığını anlatan Tüzel, bugün Milli İstihbarat Teşkilatı’nın en başında gelen bir ismin dahi terörle mücadele soruşturmasında savunmasının alınmak istendiğine dikkati çekti. AKP’nin tek devlet olma uğruna yargıyı, medyayı, üniversiteleri, orduyu, tüm kurumları yanına almaya çalıştığını, ancak bu denetimin yeterli olmadığını, son günlerde ucu okyanus ötesine dayanan bir gücün devreye girerek AKP’yi karıştırdığını belirten Tüzel, halkın tüm kesimlerinin yarınlara endişeyle baktığını anlattı. Uludere’de 34 masum Kürt köylüsünün bilinmedik bir ihbarla öldürüldüğüne değinen Tüzel, devletin bu işin içinden çıkamadığını, olayın aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
“DEVLET, ÇETECİ, SAVAŞÇI ZİHNİYETTEN ARINDIRILMALI”
Türkiye’nin sorunlarının savaşla, baskı ve şiddetle, darbeyle, sindirmeyle, korkutmayla, halkı
susturmayla çözülemeyeceğine vurgu yapan Tüzel, devletin savaşçı, çeteci zihniyetten arındırılarak, barışçı, halkı, özgürlükçü bir yapıya bürünmesi gerektiğini, bunun da ancak halkların birlikte mücadelesi ile sağlanabileceğini söyledi. Başbakanın son günlerde dindar gençlik yetiştirmeye yönelik söylemlerine de değinen Tüzel, devletin inançlardan, ibadetten elini çekmesini isteyerek, “devlet bu yönde okul yapmaz, bakanlık oluşturmaz. Devlet tarafsız olur. Ancak görüyoruz ki AKP hükümeti, dini ve inançları da kullanarak toplumu yönlendirmeye çalışıyor. Dindar olmayan ‘zararlı insan’ olarak gösterilmeye çalışılıyor. Oysa Başbakan işsizliğin, sefaletin, cahilliğin sorumlusunun kendisi olduğunu görmezden geliyor. Bizler bütün inançların özgür olmasını istiyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılmasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istiyoruz” dedi.
“BİRLEŞEREK MÜCADELE ETMEZSEK, PADİŞAHLIK SİSTEMİNİ GETİRECEKLER”
Ülkede sağlık, eğitim, inanç, barınma, beslenme başta olmak üzere tüm hakların tepetaklak olduğunu dile getiren Tüzel, Alevi-Bektaşi örgütlerini, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını, mevcut iktidara, düzen partilerine oy vermiş tüm insanları, işçisiyle, memuruyla, kadınıyla, öğrencisiyle, üreticisiyle toplumun tüm kesimlerini birlikte mücadele etmeye, siyasi güç oluşturmaya davet ederek, Türkiye’nin ancak bu noktadan kurtuluşa ereceğini söyledi. Tüzel, eğer halkların birlikteliği sağlanmazsa gelecek seçimlerin ardından padişahlık sisteminin Türkiye’de yerini alacağını ileri sürdü.
Haber Kaynağı: Yayla Haber
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|