Mecliste Köse-Bostancı Tartışması
CHP Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Tufan Köse’nin TBMM Genel Kurulu’nda Damga Vergisi Kanunu hakkında yaptığı konuşma Milletvekili Köse ile AK Parti Grup Başkan Vekili ve Amasya Milletvekili Çorumlu Hemşerimiz Naci Bostancı arasında tartışmaya neden oldu.
Milletvekili Köse’nin konuşmasının bir bölümünde ‘açılımı PKK, eğit-donatı IŞİD ile yaptınız’ sözleriyle Hükümeti eleştirmesi aralarında Naci Bostancı’nın da bulunduğu AK Partili bazı milletvekillerinin tepkisine neden oldu.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse’nin konuşmasının bir bölümünde “şimdi, çok garip işler oluyor maalesef ülkemizde. “Karşımızda aynı merkezden yönetilen farklı örgütler var, üst akıldan” diyor iktidar mensupları, Başbakan, Bakanlar Kurulu hatta Cumhurbaşkanı fakat bakıyoruz, açılımı kimle yapmışsınız aynı merkezden yönetilen örgütlerden? PKK’yla yapmışsınız. Eğit- Donatı kimle yapmışsızın? IŞİD’le yapmışsınız” sözlerine AK Parti masalarından tepki geldi.
Köse’nin bu eleştirisine AK Parti Milletvekilleri Naci Bostancı, Osman Aşkın Bak ve Fatma Benli’den “IŞİD mi? Nereden çıkarıyorsun? Ne alakası var?” sözleriyle tepki geldi.
Milletvekili Köse, gelen tepkileri “Biz çıkarmıyoruz, bu zaten ortada olan bir şey. “Ne istedilerse verdik.” diye de FETÖ terör örgütü. Yani, kimle iş birliği yaptıysa iktidar “Bunlar terör örgütü olarak bugün aynı merkezden yönetiliyor.” diye kendi kusurlarını gizlemeye dönük bir aygıt hâline gelmiş.
Değerli arkadaşlarım, yine garip şeyler oluyor dedik. İktidar, kendisini devirmeye yönelik olduğunu söyledikleri bir kalkışmanın sebeplerini, bu kalkışmayı yapanları araştırmak istemez mi? İster, normalde istemesi de gerekir, yoksa bu kadar insan boşuna mı şehit oldu? Ama istemiyor, istese, biliyorsunuz bununla ilgili kurulan Komisyon bugün son toplantısını yaptı, istese bu darbe girişiminin en etkili adamlarını yani darbeyi önleyen diye söyleyebileceğimiz Genelkurmay Başkanı ile MİT Müsteşarını dinlemiyor.
Değerli arkadaşlarım, bu Anayasa değişikliğiyle kurulmak istenen yeni Türkiye rejimi totaliter bir rejimdir.
Mahkemelerin, ordunun, polisin, sendikaların, meslek örgütlerinin, üniversitelerin, TÜBİTAK’ın tek merkeze bağlanacağı, baktığında gözlerinden ne dediğini anlayacağı tek adama bağlanan bir rejimdir.
Bir partinin üyesi, belki de genel başkanı partili cumhurbaşkanına bağlamak istiyor bu kadar kurum. Devletin ve toplumun bütün kurumlarına bir partinin, özellikle de bugün için konuşursak Adalet ve Kalkınma Partisinin üniforması giydirilmeye çalışılıyor.
Demokrasi bunun neresinde? Biz şunun sözünü veriyoruz burada 79 milyon insanımızın huzurunda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin sağduyulu milletvekillerinin huzurunda: “Biz buna izin vermeyeceğiz değerli arkadaşlar.” Bu tek parti, tek adam yönetimine dayalı bu rejimin ülkemizin geleceği, 79 milyon insanımızın ve gençlerimizin geleceği açısından doğru olmadığını söylüyoruz.
Ocak ayı, aydınlanma ve daha fazla, demokrasi yolunda yitirdiklerimizden dolayı karanlık bir aydır, acılarla dolu bir aydır. Ocak ayındayız şimdi. Demokrasi şehitlerimiz var; Metin Göktepe, Onat Kutlar, Muammer Aksoy, Gaffar Okkan, Uğur Mumcu, ocak ayında yitirdik bunların hepsini. Biz onların aziz anıları önünde, hatıraları önünde ve 79 milyon insanımızın önünde bu Anayasa değişikliğine ve Türkiye'nin yüz kırk yıllık parlamenter demokrasisini tek bir adamın iradesine bağlayan başkanlık anayasasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Milletvekili Köse’nin eleştirilerine yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Tufan Köse’nin IŞİD’in eğit donat programı çerçevesinde silahlandırıldığını ilişkin bir sataşmada bulunduğunu hatırlatarak, “ Postmodernizm böyle bir şey galiba, merkezin yokluğu ve bir terör örgütü iç siyasette bir kaldıraç unsuru hâlinde kullanılabiliyor, başka amaçların aracı yapılabiliyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti IŞİD’i bir terör örgütü olarak görüyor, IŞİD’e karşı muamelesi de her zaman böyle oldu. Eğit donat programı Suriye'deki ılımlı muhalif çevrelere yönelik olarak esasen koalisyonla birlikte yapılan bir işti. Bunun yabancı menşeli kaynaklarına bakılırsa da görülür eğit donatın kimlere yapıldığı. Dolayısıyla, burada ümit ederim bir bilgi hatası vardır” ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı’nın konuşmasının ardından yeniden söz alan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, “Sayın Adalet ve Kalkınma Partisinin grup başkan vekili “Biz IŞİD’e eğit-donat yapmadık, biz oradaki ılımlı bir grup muhalife koalisyon güçleriyle ortak olarak eğit donat yaptık." diyor ama ben 79 milyon Türk vatandaşının yaşadığı Anadolu coğrafyasından Suriye’ye baktığımda bizim için El Nusra da, ÖSO da, IŞİD de, hepsi aynı mantık çerçevesinde hareket eden örgütler olarak görünüyor. Kaldı ki, iktidar mensupları bugün IŞİD’i terör örgütü olarak nitelendiriyorlar ama bundan üç yıl önce Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu, dönemin Başbakanı IŞİD’i “öfkeli Sünni gençler” olarak nitelendirmişti. Yani bugün IŞİD’i, IŞİD’lileri. Böyle bir açıklaması oldu. Yani buradan bakıldığında bugün ülkemizde terörün kaynağı olarak, terörün en önemi kaynaklarından birisi olarak gösterilen, Suriye’deki iç savaşın da sonuçlarından birisi olan IŞİD terör örgütü de, El Nusra da, ÖSO da, ne kadar orada El Kaide bağlantılı örgütler de varsa hepsi bizim için IŞİD’tir, hepsi Türkiye'deki 79 milyon insanımızın Alevi’si, Sünni’si, Kürt'ü, Türk'ü, Çerkez’i, hepsinin düşmanıdır, biz böyle görüyoruz, bu konuda aydınlatmak istedim” dedi.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun böyle bir beyanının bulunmadığını ifade eden AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, “gerçekten bu kürsüye gelip “Birileri şöyle demiş.” Derken piyasada bu konuya ilişkin bilgiler nedir, dönüp bakmak ve bu çerçevede konuşmak gerekir, işin ciddiyeti buna ihtiyaç hissettirir diye düşünüyorum.
Sayın Davutoğlu’nun açıklaması var “Bu konu bir saptırma, bir manipülasyon olarak kullanılıyor, ilgili çevreleri de mahkemeye veriyorum.” diye. Tufan Bey’in “IŞİD’i öfkeli gençler olarak tanımladı.” dediği husus şu anda mahkemelik.
Siyasette bu tür manipülasyonlar, siz de çok iyi biliyorsunuz ki zaman zaman yapılıyor, haksız, yersiz, alakasız, ilgisiz. Şimdi onları alıp tekrar tekrar burada dile getirerek olmamış bir işi olmuş gibi göstermek mümkün olmaz.
Suriye’deki olaya gelince; bakın, Suriye keşke huzur ve sükûn içinde olsaydı, keşke bir kişinin bile burnu kanamasaydı ama Suriye’deki iç gelişmeler dramatik bir noktaya ulaştı ve orada birtakım çatışmalar yaşanmaya başlandı. Ondan sonraki süreç, kendi iç dinamikleri içerisinde, muhaliflerin, uç radikal hareketlerin, dışarıdan gelen yabancı savaşçıların, bir sürü unsurun devreye girdiği çok çeşitli muhalif hareketlerin, mevcut Esad rejimine karşı mücadele ettiği bir bağlama yerleşti. Şimdi bütün muhalif hareketleri aynı sepete koymak doğru mu?
Elbette, IŞİD, El Nusra, bunlar son derece fanatik, radikal, kanaatimce İslam’la da alakası olmayan, yağma ve talan amaçla örgütler ama muhalif çevreleri, Esad’ın zulmünü uğramış olan insanları da aynı safha koymak haksızlık ve adaletsizlik.
Mazlumların yanında olmak, Tufan Bey, sizin de göreviniz, benim de görevim. Suriye’deki mazlumların da yanında olacağız, zalimlerin de karşısında olacağız” dedi.

Yayla Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.